Los Angeles Tatil Anılarım

Bana göre görülmesi gereken bazı özel yerler vardır. İşte bunlardan biri de kesinlikle Los angeles’dır. Bu nedenle burada çok keyifli olan Los angeles tatil anılarımı paylaşacağım. Los angeles hem eğlence, hem alışveriş hem de yeme içme anlamında beni oldukça tatmin etti diyebilirim. Bu nedenle eğer bu güzel şehri görmeyi düşünüyorsanız hiç düşünmeyin ve gidin derim. Oldukça büyük, bir miktar karışık ve zor bir yer olduğunu biliyorsunuzdur. Ancak soru işaretlerini çözdüğünüzde pişman olmayacaksınız.

los-angeles-tatil-anilarim

Biz Los angeles’e iki arkadaşımız ile beraber ağustos ayında gittik. Thy’nın Los angles direkt uçuşu ile gittik. Ulaşım anlamında çok fazla alternatif olduğunu söyleyebilirim. Eğer aktarma probleminiz yoksa çok daha uygun fiyatlara Avrupa aktarmalı da uçabiliyorsunuz. Biz dediğim gibi Thy’nın direkt uçuşunu tercih ettik. Oldukça uzun bir uçak yolculuğu sonrası Los angeles Lax hava alanına indik.

hollywood-universal-studyolari

Uçak inişe geçerken ki heyecanımı anlatamam. Bir sürü Avrupa şehrine gittim ama Amerika beni çok ayrı heyecanlandırdı. Neyse iner inmez bavullarımızı aldık ve hemen araba kiralama firmamıza doğru gidip kiraladığımız aracımızı aldık. Size önerim eğer los angeles’a gideceksiniz kesinlikle araba kiralamalısınız. Çünkü şehirde toplu taşıma yok gibi diyebilirim. Ancak araba kiralama işinizi tatilinize gitmeden önce ülkenizden yapın. Bizim araba kiraladığımız yeri öğrenmek ve detayları okumak için burayı tıklayın. Biz buradan kiraladık ve çok da memnun kaldık. Size önerebilirim. Los angeles’da gezilecek noktalar için orada bir araba şart.

Los angeles konaklama anlamında biraz riskli bir yer. Konaklayacağınız yeri çok iyi belirlemeniz oldukça önemli. Bizim konakladığımız bölge oldukça iyiydi, her yere yakındı ve bizi yormadı. Otelimiz de son derece geniş ve konforluydu. Eğer bizim konakladığımız oteli görmek ve rezervasyon yapmak isterseniz buradan bakabilirsiniz. Konakladığımız oteli ve bölgeyi kesinlikle tavsiye ederim.

los-angeles-gezisi

Biz Los angeles gezisi boyunca inanılmaz eğlendik ve çok da keyifli vakit geçirdik. Adeta dolu dolu yaşadık diyebilirim. Los angeles’da biz ilk iş olarak Hollywod’u görmek istedik. Biliyorsunuzdur oscar törenlerinin yapıldığı ve ünlülerin el izlerinin olduğu meşhur kaldırımın olduğu yer.

Gittik ve bu meşhur yeri bol bol gezdik. Ancak ilk Hollywood’a adım atar atmaz bu olamaz dedim. Çünkü sanırım beklentilerim biraz fazlaydı ve çok da etkilenmedim. Kesinlikle kötü demiyorum ama çok şişirildiğini düşünüyorum. Sağlı sollu dükkanlarla dolu uzun bir cadde düşünün. Kaldırımlarda ise belli ünlülerin el izlerinin olduğu tabelalar var. Sevdiğiniz ünlünün el izi ile kaldırıma serilip fotoğraf çektiriyorsunuz. Yol kenarında ise genelde hediyelik eşya satan mağazalar var. Ben buradaki mağazalardan bir kaç hediyelik de aldım.

los-angelesda-gezilecek-noktalar

Hollywood hard rock kafe ise tam burada cadde üzerinde yer alıyor. Buraya ilk gün girmeyi başarabildik. Başarabildik diyorum, çünkü içerisi inanılmaz kalabalıktı. Yer olmadığı için size telsiz gibi birşey veriyorlar ve masa boşalınca oradan sizi çağırıyorlar.

Diğer günler ise hemen cadde üzerinde yer alan küçük bir avm var orada takılıyorduk belli ihtiyaçlar için. Ben gündüzden ziyade bu caddeyi gece daha çok sevdim. Aydınlatması, eğlenceli ortamı falan daha keyifliydi. Bu arada meşhur Madame Tussauds balmumu müzesi de burada yer alıyor. Biz tatilimiz boyunca sık sık bu caddeye geldik.

Hollywood’un ünlüler kaldırımının olduğu bölgeyi gezdikten sonra gene çok meşhur olan ve ünlülerin mekanı olan sunset bulvarını gezmeye gittik. Bulvarı gezmek oldukça keyifliydi diyebilirim. Etrafınızdan geçen ve daha önce hiç görmediğiniz araba modelleri ise çok heyecanlandırıyor. Buradan Beverly Hills’e de geçmeyi sakın unutmayın. Ünlülerin evleri genelde bu bölgede oluyor. Ancak biz ünlülerin evini görmek adına gereksiz bir zahmete girmedik. Beni açıkçası hiç ilgilendirmiyordu onların evleri. Ancak siz görmek isterseniz bunun için turlar var. Ünlülerin evinin dibine kadar giden ama dışarıdan sadece görülebilen şekilde turlar. Gerek var mı? Bence yok, seçim sizin.

Los angeles denilince akla ne gelir? Elbette filmlere konu olan muhteşem sahilleri gelir. Diğer günümüzü santa monica ve Los angeles sahillerine ayırmayı planladık. İlk durağımız venice beach oldu. Keşke ilk burayı görmeye gitsemeymişim dedim. Çünkü galiba beklentiler gene çok fazlaydı ve biz gene bir hayal kırıklığı yaşadık. Eğer amacınız sadece denize girmekse venice beach harika diyebilirim. Ama başka hiç bir şey yapamazsınız. Alabildiğine kum bir sahil ve uçsuz bucaksız bir okyanus. Şemsiyesini sandalyesini almış Amerikalılar. Başka pek de bir şey yoktu.

Biz hareketli ve canlı bir beach beklerken venice beachin hiç de öyle bir beach olmadığını oraya gittiğimizde öğrendik. Sırasıyla diğer beachler geliyor yol boyunca. Ancak inanılmaz kötü bir trafiği var Los angeles’ın. Bunu sakın atlamayın derim. İlerledikçe bizim beklentilerimizi karşılayan yerler oldu. Santa monica civarı dediğimiz ve beklediğimiz gibi ön taraf deniz, arka taraf ise şirin küçük kafelerle doluydu. Denize girmeyeceğimiz için en azından arka tarafta yer alan kafelerde oturmak oldukça keyifliydi. Santa monica tarafları son derece keyifli ve oldukça farklı bir deneyim yaşattı bize.

Ertesi gün eğlencenin dibine vurmaya ve universal stüdyolarına gitmeye karar verdik. Biletlerimizi bir gün önceden internetten aldık. Ertesi gün park açılır açılmaz soluğu orada aldık. Bu konuda size küçük bir tüyo vereceğim. Eğer universal stüdyolarına gitmek istiyorsanız ve sıra beklemekten de hoşlanmıyorsanız bizim planımızı uygulayın.

Biz stüdyoda en çok transformers’ın eğlenceli olduğunu biliyorduk ve planımızı ona göre yaptık. Size şöyle bir öneride bulunayım eğer universal stüdyolarına gidecekseniz, parka gidiş saatiniz kesinlikle geç olmamalı. Park açılır açılmaz orada olmalısınız ve parka girer girmez yürümek yerine koşmanızı öneririm. Parkın en aşağısına doğru koşun. Çünkü transformers gibi en keyifli oyuncaklar orada. Biz parka girer girmez koşturarak transformersin oraya gittik. Oldukça uzun bir yolu var aşağıya doğru. İlk buraya gittiğimiz için normalde en çok sırası olan transformers önünde, hiç beklemeden binebildik. Hatta çıktığımızda hala kuyruk yoktu ve bir kez daha bindik. İnanın bana çok eğleneceksiniz.

Transformersden çıktıktan sonra hemen yanında yer alan mumyaya girdik. Mumya çok korkunçtu. Tren yukarı tırmanıyor her yer çok karanlık ve o yüksekten hızla aşağıya iniyor. Daha sonra ise jurassic parka bindik. Önce sakin ve güzel bir yolculuk yapıyorsunuz suda. Fakat bir yerlere tırmandığını fark ediyor ve her çıkışın bir inişi vardır acaba başımıza ne gelecek diye de düşünüyorsunuz. Tam bunu düşünürken alet tüm hızıyla dik bir yokuştan iniyor. Ama en önemlisi final tabii. Sırılsıklam oluyorsunuz. Kış aylarında bu nedenle size sanırım burası için yağmurluk veriyorlar. Yazın vermedikleri için biz bildiğiniz sırılsıklam olduk. Kapılarda yazan hafif ıslanabilirsiniz yazısı aslında hafif değil sonuna kadar ıslanacaksınız anlamına geliyor dikkat edin.

Burası ile işiniz bittikten sonra parkın diğer tarafının tadını çıkarabilirsiniz. Bir diğer burada çok keyif aldığım yer ise Water world’du sanırım adını yanlış hatırlamıyorsam. Burası adeta size canlı canlı bir Amerikan sineması keyfi yaşatıyor. Günde sadece belli saatlerde oluyor, o saatleri sakın kaçırmayın ve kesinlikle gidip izleyin derim. Sadece küçük bir hatırlatmam olacak.

Biz biraz saatini geç fark ettik ve son anda başlamasına kısa bir süre kala gittik. Gittiğimizde herkes yerini kapmış oturuyordu. Sadece önlerde bir kaç yer boştu. Biz de acele bir şekilde boş bulduğumuz yerlere oturduk. Oturduktan sonra fark ettik ki oturduğumuz koltuklar ıslanan koltuklarmış. Gösteri bir başladı adamlar bize kovalarla su fırlattı. Neye uğradığımızı şaşırdık resmen sırılsıklam olduk. Ama feci ıslandık. Fakat şunu söyleyeyim ağustos sıcağında gittiğimiz için o ıslanma şekli inanılmaz keyifli geldi bize. Hatta iyi ki ıslanan koltuklara oturmuşuz dedik. Gösteri tek kelime ile muhteşemdi.

Çok fazla universal tema park aletlerinden bahsetmeyeyim, gidin ve görün diyorum. Parkın içinde son derece keyifli kaffeler var. Buralarda muhteşem Amerikan kahveleri içip, karnınızı doyurabiliyorsunuz. Yemek yemek için çok fazla alternatif vardı. Parkın içinde hard rock kafe var. Parkta işiniz bittikten sonra burada keyif yapmayı unutmayın.

Gene parkın içinde alışveriş yapabileceğiniz çok keyifli mekanlar da var. Kıyafet anlamında, hediyelik eşya anlamında bir sürü mağaza var. Ben parkın içinde diyorum ama tema parklara gidenler bilirler. Bu tarz parklar iki bölüme ayrılır. Parkların oyuncaklarına binilen bölümü ki burası ücretlidir. Bir de alışveriş yapılan ve kaffelerinin olduğu village diye geçen bölümü. Benim şuan bahsettiğim vilage yani alışveriş bölümü oluyor ve burası ücretsiz.

Burada ben skechers’dan kızıma muhteşem bir spor ayakkabı ve ışıklı çanta aldım. İkisi de Türkiye’de olmayan bir modellerdi. Çok farklıydı ve skechers’ın sadece Amerika için tasarladığı özel modellerdi. Gene kıyafet satan yerlerden tişörtler falan aldık. Hediyelik eşya satan yerlerden ise klasik olarak kupa falan aldık. Hepsi şuan evimde göz bebeğim konumunda.

Gelelim Los angeles şehir merkezine. Ben, şehir merkezine herkes gitme dese de gitmek istedim. Herkesin dediği gibi şehir merkezinin hiç bir olayı yokmuş. Fakat ben lakers basketbol takımlarının maçlarının yapıldığı Staples spor merkezini görmek istiyordum ve bunun için merkeze gittim. Gezimizi tamamladıktan sonra kendimize lakers tişörtleri aldık. Şehir merkezinde walt disney konser salonu da yer alıyor. Zaten bu salon dış görüntüsü ile hemen dikkatinizi çekecek. Anlayacağınız şehir merkezinde çok da numara yok. Yani gitmezseniz pek bir şey kaybetmezsiniz.

Gelelim Amerika’nın elbette olmasa olmazlarından olan alışveriş kültürüne. Türkiye’den bir çok insanın sadece alışveriş yapmak için bir kaç günlüğüne Los angeles’a geldiğini biliyor muydunuz? Aslında buna değer diyebilirim. Şehirde alışveriş genelde outlet avm lerin etrafında dönüyor. Ancak outlet avm denilince aklınıza kötü ve sadece sezonu geçmiş kıyafetler gelmesin. Avm nin sadece adı outlet. Elbette indirimli ürünler de var. Ancak farklı tasarım ve sezon kıyafetleri de çok fazla. En önemlisi Amerika markalarının ve diğer bir çok markanın Türkiye fiyatlarına oranla çok daha uygun olması. Fakat ülkemizde doların şu anki durumu nedeni ile fiyatlar aslında çok da aşağıda diyemem. Ama ülkemizde olmayan farklı modeller bulma şansı yakalayabilirsiniz.

Outlet avmler inanılmaz keyifli ve gezmesi çok eğlenceli. Bizdeki gibi üstü kapalı ve yüksek binalar değil. Üzeri açık ve küçük küçük cadde dükkanları şeklinde tasarlanmış. Avm içinde yemek yiyebileceğiniz mekanlar elbette fazlaca mevcut. Kesinlikle Los angeles’a gelmişken bu avm leri gezmeyi sakın atlamayın derim. Hem gezi hem de buradan yapacağınız alışveriş anlamında sizi kesinlikle tatmin edecektir. Benim Los angeles’da en beğendiğim outlett  Camarillo premium outlet oldu. Hem ürün çeşitliliği hem de ortamın güzelliği son derece keyifliydi. Outletleri burada uzun uzun anlatmıyorum. Detayları buradan okuyabilirsiniz.

Los angeles biraz karışık ve bir miktar zor bir şehir diyebilirim. İstanbul’u aratmayan can sıkıcı da bir trafiği var. Ama biz otelimizin konumu sayesinde ve doğru saatlerde trafiğe çıkmamızdan ötürü çok da etkilenmedik. Yemek yeme anlamında sonsuz seçenekler var. Her bütçeye, her damak tadına göre yiyecek, atıştırmalık var. Amerika’nın bana göre incisi Los angeles’ı kesinlikle görmenizi ve o eşsiz havasını solumanızı kesinlikle öneririm.

Ozgul Sunar

En büyük tutkusu seyahat etmek olan bir yay burcu kadını ve gördüklerini anlatmaktan keyif alan bir gezgin :)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir